KENDİMİZLE BULUŞMA

KENDİMİZLE BULUŞMA

Kendimizle buluşma, kendini dinleme, anlama, tanıma fırsatıdır. Hayatını irdeleme, en samimi sorgulama biçimidir. İnsan olarak insanlık adına, Müslüman olarak İslam adına, davranış ve eğilimlerini ,tutkularını  gözden geçirme eylemidir.

            Çapraş kulvarlarda bitmeyen koşular, enformasyon bombardımanı altında ironik tavırlar, kronik temayüller.

Büyüyen kalabalıklar, irileşen yalnızlıklar, değişen kelimeler, kirlenen sözler…Kendinden uzaklaşma ve sosyal depremler. Menfaat şebekeleri, akımlar, direnişler, yoğun medya trafiği, dernekler, vakıflar…Erdemin ve güzelliğin  bayraktarı gül kahramanları, erdemli, onurlu, üstün nitelikli, niteliksiz bilinen ve bilinmeyen  binlerce insan. Ve çelişki paradoksları, bunalım çemberi. Ülkemizde de, dünyada da  özetle genel görüntü bu. Bunlara ilave edilecek çok şey var elbette.

            Bu hengamede  biteviye buluşmalar  vaki olmaktadır. İş adamları buluşuyor, dostlar buluşuyor, sevgililer buluşuyor…Bu bağlamda kendi kendisiyle  buluşanlar da oluyordur. En zor buluşma da budur. İnsanın kendi kendisiyle buluşması. Evet, kendi kendimizle buluştuğumuz kısa anlar vardır ama; her şeyden sıyrılmış, kendimiz kendimiz olarak , ruh ve beden bütünlüğü, kafa aydınlığı, gönül temizliği içerisinde samimi buluşma çağrısı var mıdır içimizde ?

            Buluşma anında hangi değer yargılarına göre sorgulama yapılacak? Tabiiyet ve milliyetin önemi var mı bu sorgulamada? Mü’min miyim, münafık mıyım? Erdem ve onur , gerekliliği tartışılacak veya tartışılmayacak yüce değerler midir? Hedef ve stratejilerim ne kadar meşru? Kendimi ve diğerlerini niçin, ne kadar, nasıl seviyorum?

Sevgi, kardeşlik ve barış söyleminin  algılanma ve uygulama boyutu nedir?                                                                 Onur, haysiyet insan olmakla mı önemli, din ve ırkla mı alakalı  bir şey? Acılar, sevinçler/huzur ve mutluluğu arama çabaları bütün insanların ortak duyumları  mı, yoksa başka ırklar daha mı az duyarlı? Kendi perspektifinde düşünceler geliştirir, soruları çoğaltır, cevaplarını da bulursun. Ezeli ebedi, evreni ve sonsuzluğu kavramaya çalışırsın. Bu sana göredir. Fakat senden başka milyarlarca insan vardır. Hakikat medeniyeti, sorunları çözecek, problemleri giderecek Kur’an soluğudur, gerçek budur biliyorum ,ama yine de “İslam’a göredir” diyenler olacaktır. Diğer ırklar, milletler de Adem’in çocuklarıdır. Cümle mevcudatın tek yaratıcısı Allah’ın kullarıdır.

            İnsan bunun bilincinde olsa da , olmasa da; rahmani ve şeytani esinti devam edecektir. Din, dil ve ırk  zaman zaman  şiirde, musıkide , aşkta birleşmeye devam edecektir. Gün ışıklarını, yağmur damlalarını her kesin  üzerine gönderecektir.

            Yanlışlığın, bunalımın sebebi insansa, acısını çeken de insandır. Huzur ve mutluluğu isteyen insansa, sağlayacak olan da insandır. Ve insanlık ailesinin bir ferdi de benim. Kendimizle buluşma derken, birinci aşamada insan olarak İnsanlık adına, ikinci aşamada Müslüman olarak İslam adına  toplum ve çevre psikolojisinden uzak kalarak, sadece varolma bilinciyle hakikatle yüzsüze gelme biçiminde algılıyorum. İnsan olarak din ve ırk mülahazalarının uzağında dururken, Müslüman olarak Allah’ın huzurunda  kulluk şuuruyla hareket etme  mecburiyetiyle karşı karşıya gelmek istiyorum. Gerçi her gün Allah’ın huzuruna çıkıyorum. Dua ve niyazda bulunuyorum. Fakat bunun riya derecesi nedir, ziya derecesi nedir?

            Bunlar ilk düşünceler, araştırılmayan şeyler değildir. Fakat insanın kendi duyarlığı farklı  bir duyum sağlar.

İnançları, idealleri ve aşkları uğruna canlarını verenlerin nasıl bir hazzı tattıklarını  anlatmak belki kolaydır ama

Anlamak, ancak o serüveni yaşamakla mümkündür. Bu bana özgü bir düşünce olabilir. Sana göre dolu dolu bir hayat yaşama  gereği varolabilir. Kendim için ulvi saydığım değerler başkaları için  anlamsız olabilir.

            Her menfi ve müsbet hadisenin cereyanında insanın rolü olduğu gibi sorumluluğu da vardır. Huzur ve mutluluk için, kendimizle buluşmaya hazır mıyız? Safha safha  gelişecek bu buluşmalar, kendini dinleme , anlama sorgulama yani hesaba çekme trendine ulaşmadır.          

                                                                                                                                 Naci GÜMÜŞ